Aile Hukukunda Mal Rejimleri

çekişmeli boşanma avukatı tavsiyeleri

TÜRK MEDENİ HUKUKUNDA AİLE HUKUKUNA İLİŞKİN MAL REJİMLERİ

Aile hukukunda mal rejimleri, Türk Medeni Kanunu’nun Aile Hukukuna ilişkin ikinci kitabında düzenlenmiştir. Aile hukukuna özgü bir sözleşme tipi olan evlilik sözleşmesi ile evlilik akdinin kurulmasıyla evlilik birliği kurulmuş olur. Evlilik birliğinin kurulmasıyla, eşler arasında Aile Hukukuna özgü kurumlar yürürlük kazanır. Bunlardan birisi de Mal Rejimidir.

Mal Rejimi kısaca, eşler arasındaki malların nasıl yönetileceğini, eşlerin bu mal varlığından nasıl yararlanacağını, kimlerin nasıl kullanacağını ve eşlerin mal varlığı değerleri üzerinde nasıl tasarrufta bulunacağını düzenleyen hukuk kurallarının bütünüdür.

Mal Rejimleri, kanunumuzda temel olarak iki seçenek altında düzenlenmiştir. Yasal Mal Rejimi, eşlerin seçimlik mal rejimlerinden birisini kendi özgür ve hür iradeleri ile seçmemeleri halinde kanunen uygulanan ana mal rejimidir. Medeni Kanunumuzda yasal mal rejimi olarak “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi” kabul edilmiştir.

Bu yazımızda yasal mal rejimi olan “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi” ve seçimlik diğer mal rejimleri hakkında açıklamalar yapılacaktır.

Yasal Mal Rejimi (Edenilmiş Mallara Katılma Rejimi)

Aile Hukukunda Mal Rejimleri
Aile Hukukunda Mal Rejimleri

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, TMK m. 196-220 maddeleri arasında düzenlenmiştir.

TMK’nun Yasal Mal Rejimi başlığını taşıyan 202. Maddesi “ Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Eşler , Mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler” hükmünü haizdir.

TMK’nun 202 hükmü çerçevesinde, eşler evlilik birliği kurulduğu esnada seçimlik mal rejimlerinden birisini seçmedikleri takdirde tarafların mal varlığının yönetimi ve kullanımı konusunda edinilmiş mallara katılma rejimine ilişkin hükümler uygulanır. Ancak eşlerin, ortak kararlarıyla seçimlik mal rejimlerinden birisini seçmeleri de mümkündür. Bu konuda kanun eşlerin ortak iradelerine üstünlük tanımıştır. Yani esas olan tarafların iradeleri olup, taraflara anlaşılarak seçimlik mal rejimlerinden birisinin evlilikleri için uygulanmasına karar verebilirler. Bu yönde bir irade açıklaması olmaması halinde ise kanunla belirlenen yasal mal rejimi hükümleri uygulanır.

Bu hususta değinilmesi gereken önemli bir nokta ise şudur. Eski Medeni Kanun döneminde yasal mal rejimi “Mal ayrılığı” rejimi idi. Bu itibarla yeni Medeni Kanun’un yürürlüğü girdiği tarih olan 1 Ocak 2002 tarihinden önce evlenen eşler için, yeni Medeni Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihe kadar önceki kanun dönemindeki mal rejimi, yani Mal Ayrılığı rejimi devam etmektedir. Ancak, 4772 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 10/1 maddesi uyarınca eşler 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren 1 yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten (1 Ocak 2003) itibaren yeni Medeni Kanunla getirilen yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar. Kanunun 3. Fıkrasına göre eşler, dilerlerse öngörülen 1 yıllık süre içendi mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejiminin evlenme taihinden geçerli olacağını kabul edebilirler.

Özetle, 1 Ocak 2002 tarihinden önce evlenen eşler açısından evlilik tarihi itibariyle geçerli olan yasal mal rejimi “Mal Ayrılığı Rejimi”dir. Bu tarihden önce evlenen çiftler yönünden 1 Ocak 2003 tarihine kadar belirlen süre içerisinde evlilik birliğinin kurulduğu andan geçerli olmak üzere mal rejimi sözleşmesiyle yeni Medeni Kanun’un belirlediği “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi”ne geçilmesi mümkündür. Bu yönde bir sözleşme akdedilmemiş olması halinde 1 Ocak 2002 tarihinden önce evlenmiş olan eşler yönünden 1 Ocak 2003 tarihine kadar edinilmiş olan mallar yönünden “Mal Ayrılığı Rejimi” hükümleri uygulanırken, bu tarihten sonra edinilen mallar yönünden ise “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi” hükümleri uygulama alanı bulur.

1 Ocak 2002 tarihi ve sonrasında evlenen çiftler yönünden ise yeni Medeni Kanun’la belirlenmiş olan “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi” uygulanacaktır.

Edinilmiş mallara katılma rejimi ve tasfiyesiyle ilgili detaylı bilgi içeren makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Seçimlik Mal Rejimleri

Aile Hukukunda Mal Rejimleri, Türk Medeni Kanunu’nun 202/2 hükmüne göre “Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler.” hükmünü haizdir.

Bu hükümden anlaşıldığı üzere, mal rejimi sözleşmesi kanunda sınırlı sayıda belirlenmiş olan mal rejimlerinden birisi seçilmek suretiyle yapılabilir. Kanun burada sözleşme serbestisine aile hukukuna özgü bir kısıtlıma getirmiştir. Dolayısıyla tarafların kanunda sayılmamış olan bir mal rejimi seçerek yahut kendi aralarında anlaşma yaparak kanuni olmayan bir mal rejimi sözleşmesi yapmaları mümkün değildir. Eşler, her durumda kanunda sayılmış olan mal rejimlerinden birisini seçmek durumundadır. Taraflar bu yönde bir seçim yapmadıkları takdirde de, yukarıda ifade edildiği üzere eşler arasında yasal mal rejimi olan “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi” uygulanacaktır.

Kanunda belirlenmiş seçimlik mal rejimleri 3 adet olup, aşağıda bunlarla ilgili açıklamalar yapılacaktır.

Mal Ayrılığı Rejimi

Mal ayrılığı rejimi hükümlerine göre, bu rejimi seçen eşlerden her biri, kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur. Her bir eşin kendisine ait malvarlığı, kişisel malları olarak kabul edilir. Bir malın kişisel mal yahut ortak mal olduğunu iddia eden taraf, bu iddiasını ispatla mükelleftir.

Eşlerin mal varlığı kişisel malları olarak kabul edildiği gibi, borçları da kişisel borç kabul edilir. Her bir eş, kendi borcundan ötürü tüm malvarlığıyla alacaklılara karşı sorumludur. Eğer eşlerden biri, evlilik birliğine dayalı temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak ölçüde aşar ise, eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar. Bu durum haricinde her eş, kendi borçlarından kendi mal varlığı ile sorumlu olmaya devam eder.

Paylaşmalı Mal Ayrılığı

Paylaşmalı Mal Ayrılığı rejiminde, eşlerin mallar üzerindeki payları bellidir. Bu itibarla herhangi bir zamanda mal rejiminin tasfiyesi yapılırken eşlerden her biri, diğer eşe payının mali karşılığını vermek koşuluyla o malvarlığının tamamı üzerinde hak sahibi olabilir. Ayrıca evlilik birliğinde edinilen her türlü mal eşit olarak pay edilecektir. Bu özelliğiyle tasfiye açısından kolaylık sağlayan bir mal rejimi türüdür.

Mal Ortaklığı

Mal ortaklığı rejiminin seçilmesiyle, eşler arasında evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallar ve kişisel malların bütünü yönünden bir ortaklık tesis edilmiş olur. Eşler dilerlerse, yalnızca edinilmiş mallar yönünden de bu ortaklığı tesis edebilirler. Bu ortaklık çerçevesinde eşler, mal varlığının tamamı üzerinde el birliği mülkiyetiyle hak sahibi olurlar. Tüm malvarlığı değerleri üzerinde bölünmeden ve bir bütün olarak malik sayılırlar. Bu sebeple eşler, mal varlığını oluşturan değerler üzerindeki ortaklık payları üzerinde tek başlarına tasarrufta bulunamazlar. Bu durum, el birliği mülkiyetinin doğal bir sonucudur.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Sona Ermesi yazımızı okumanızı öneririz.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesi yazımızı okumanızı öneririz.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi okumak için tıklayınız.
Aile Hukukunda Mal Rejimleri yazımızı okumanızı öneririz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir