Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

boşanma avukatı ücreti

Genel Olarak

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi,  Türk Medeni Kanunu ile kabul edilmiş yasal mal rejimidir. Bu itibarla yeni Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden sonra evlenen eşler yönünden uygulanan yasal mal rejimi, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimidir. Aynı şekilde 1 Ocak 2002 tarihinden önce evlenen çiftler yönünden ise 1 Ocak 2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi uygulanmaya başlar.

Edinilmiş Mallara Katılma rejimi, eşlerin malları ve bu mal grupları mevcut ise “edinilmiş mallar”, “kişisel mallar” ve “paylı mallar” toplamından oluşur. Bu mal gruplarının hiçbirisi veya mazıları mevcut olmayabilir.

Tasfiye neticesinde eşler, “edinilmiş mallar” ve “paylı malları” paylaşırlar. Bu paylaşım esasında, kural olarak edinilmiş mallar yönünden yarı yarıya bir alacak hakkı mevcuttur. Bunun yanında paylı mallarda paylaşım, eşlerden birinin “üstün yararını” kanıtlamak ve diğer eşin payını ödemek koşuluyla aynî bir paylaşım şeklinde olur.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Mülkiyet

Edinilmiş mallara katılma rejiminde mülkiyet, 5 farklı mal varlığı değeri kategorisine göre ayrı ayrı belirlenir. Bu kategoriler şu şekildedir:

-Kadının Kişisel Malları,

-Kadının Kazanılmış Malları,

-Kocanın Kişisel Malları,

-Kocanın Kazanılmış Malları,

-Eşlerin Paylı Mülkiyeti altındaki mallar.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde, eşlerin kişisel mallarının evlilik birliği sürecinde ayrı olması ve mal rejimi sona erdiği esnada evlendikten sonra edinilen malların paylaşılması esasına dayalıdır. Evlilik birliği sona erdiğinde, eşlerin kişisel malları ve evlendikten sonra edindiği değerleri birbirinden ayrılır ve tasfiye bu şekilde gerçekleştirilir.

Edinilmiş Mallar

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

Türk Medeni Kanunu’nun 219 maddesi uyarınca Edinilmiş mal, her bir eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği mal varlığı değerleridir.

Beri şeni edinilmiş malları özellikler şunlardır:

1.Çalışmasının karşılığı olan edimler,

2.Sosyal Güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler.

3.Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,

4.Kişisel malların gelirleri,

5.Edinilmiş malların yerine geçen değerler.

Kanun, “özellikle” ifadesini kullanmak suretiyle edinilmiş malları sınırlı sayıda belirlememiş olup, örnekseme yoluyla bunların arttırılması mümkündür. Bir malın “edinilmiş mal” olarak kabul edilmesindeki ana kural, mal rejiminin başlangıcından sonuna kadar geçen zaman dilimi içerisinde eşlerden her birinin emek karşılığı edinilmiş olmadır.

TMK m. 221 hükmüne göre aslında “edinilmiş mal” olarak kabul edilen kişisel malların gelirlerinin ve bir mesleğin icrasına veya işletmenin faaliyetine özgülenmiş malların, kişisel mal sayılacağı noktasında eşlerin yapacakları sözleşme ile mu malların kişisel mal sayılmasına karar verilmesi de mümkündür.

Kişisel Mallar

Türk Medeni Kanunu’nun 220. Maddesine göre, Aşağıda sayılanlar kanun gereğince kişisel mal olarak kabul edilir. Bu itibarla,

-Eşlerden yalnız birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,

-Mal rejiminin başlangıcından eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,

-Manevi tazminat alacakları,

-Kişisel malların yerine geçen (kaim) değerler.

Bunun yanında TMK m. 228/2 maddesinin de burada ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Evlilik, boşanma veya iptal nedeniyle sona erdiğinde ve edinilmiş mallara katlıma rejimi tasfiye edildiğinde, eşlerden birisine veya ikisine, sosyal güvenlik kurumundan emeklilik ikramiyesi şeklinde veya çalışma gücünün kaybı dolayısıyla bir ödemede bulunulmuş ise, yapılan kalan ömür hesaplarına göre bu ödemenin bir kısmı veya duruma göre tamamı “kişisel mal” olarak kabul edilebilir.

Diğer taraftan TMK m. 221 maddesine göre, Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırılabilirler.

TMK’nun 221. Maddesi dikkate alındığında, eşlerin kendi aralarında yapacakları bir mal rejimi sözleşmesiyle normalde edinilmiş mallara dahil edilen bir kısım mal varlığı değerlerinin kişisel mallara dahil olacağını kabul etmesi mümkündür. Bu malların kişisel mallara dahil olduğunu ispat külfeti, iddia eden taraf üzerinde olacaktır. Bu ispat ise, ancak yapılmış mal rejimi sözleşmesinin ibrazı ile mümkün olabilecektir. Bu mal rejimi sözleşmesinin, kanuna uygun bir biçimde akdolunması gerekir. Belirlenen şartları haiz olmayan bir mal rejimi sözleşmesi geçerli olmayacağı gibi, bu sözleşmeye dayalı olarak kişisel mal iddiasında bulunan tarafın da iddiası dinlenmeyecektir. Mal rejimi sözleşmesiyle ilgili detaylı bilgi ve şartları hususunda yayımlamış olduğumuz makalemize buradan erişebilirsiniz.

Yargıtay, eşlerin düğünleri esnasında takı olarak kadına hediye edilen ve kadına özgü ziynet eşyalarının, kadının kişisel malı olduğunu kabul etmektedir.

Paylı Mallar

Eşlerin tek başına mülkiyet hakkına sahip olduğu malların yanında birlikte mülkiyet hakkına sahip oldukların malları da bulunabilir. Bu durumda mülkiyet paylı mülkiyet olabileceği gibi, elbirliği mülkiyeti de olabilir.

TMK m. 222’ye göre; Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispatla yükümlüdür.

Eşlerden birisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır.

Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir.

Bu madde ile getirilen “Paylı Mülkiyet Karinesi” ile, eşlerden hangisine ait olduğu belirlenememiş olan mal, onların yarı yarıya ortak malı kabul edilmiştir. “Edinilmiş Mal Karinesi” ise bir malın kişisel mal olduğu iddiası ispatlanamamış ise bu malın edinilmiş mal kabul edileceği yönündedir.

Tarafların kanunla kabul edilmiş bu karinelerin aksini ispat ederek kanuni karineleri çürütmeleri mümkündür. Ancak aksi ispat olununcaya dek kanuni karine geçerliliğini korur.

Eşlerin paylı mülkiyete konu malları, aynı zamanda “edinilmiş mal” niteliğini taşır. Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi sonucunda eşler, edinilmiş mallarını ve paylı mülkiyete konu olan malları paylaşırlar. Bu paylaşımda kural olarak her bir eşin yarı yarıya mal varlığı değeri üzerinde hakkı bulunduğu kabul edilir. Tasfiye neticesinde ortaya çıkan hak ise bir “Alacak Hakkı” niteliğindedir. Bunun tek istisnasını, paylı mülkiyete konu bir malda eşlerden birisi üstün yararı bulunduğunu ispatlamak ve diğer eşin payını ödemek koşuluyla bu mal varlığı değerinin tamamına sahip olabilmesi imkanı tanıyan ve bu haliyle “aynî paylaşım” esasını benimsemiş olan istisnai hükümdür.

Bu konunun devamı niteliğinde olan Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Sona Ermesi ve Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesi isimli yayınlarımızı incelemenizi tavsiye ederiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir